Pazartesi , Mayıs 21 2018
Anasayfa / Ergenlik Dönemi / Ergenlik Dönemi ve Özellikleri Nelerdir?

Ergenlik Dönemi ve Özellikleri Nelerdir?

Ergenlik Dönemi ve Özellikleri

Ergenlik (puberte), çocukluktan “yetişkinliğe ilk adım” evresidir. Ergenlik, kelime anlamıyla büyümek ve olgunlaşmak anlamına gelir. Ergenlik dönemi; biyolojik, zihinsel, psikolojik ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Genellikle ergenlik çağı ilkokulun son sınıfında başlar, üniversiteden mezuniyetle biter. Ergenlik çağı evrensel bir gelişim dönemidir. Dünyamızda her birey bu çağı yaşar. Evrensel nitelikteki biyolojik değişmeler çocuğun yetişkin davranışını edinmesi ve yeni ilişkiler geliştirmesinin ön koşuludur. Ergenliğin ne kadar süreceği ve ergenin üstesinden gelmek zorunda olduğu görevlerin sayısı ise bir kültürden diğerine, bireyden bireye büyük ölçüde değişiklik gösterir.

Ergenliğe giriş yaşı; genetik (ailesel), ırk, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağır bedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. Bazı Zenci kabileleri ve eski Araplarda ergenlik iklimin etkisiyle daha erken başlarken Kuzey yarım küredeki Norveç, Finlandiya gibi az güneş alan soğuk bölgelerde ergenlik yaşı daha geçtir. Genel olarak kızlar erkeklere oranla iki yıl kadar önce olgunlaşmaları nedeniyle bu dönem ülkemizde kızlarda 10-12 yaşları arasında erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar. Ergenliğin sonuna doğru bu farkın kapandığı görülür.

Ergenliğe giriş için kesin bir zaman yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden daha erken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar -erkekler kendilerini yakalayıncaya kadar- birkaç yıl erkeklerden daha uzun ve daha olgundurlar.

Ergenlik bireyin kendisi olmayı öğrendiği, kendisini tanıma ve tanımlama becerisini kazandığı, kendisine toplumsal bir değer ve rol biçtiği oldukça çalkantılı bir dönemdir.
Bu dönemde bedendeki hormonal faaliyetlerin en üst düzeyde olduğunu da bilmek gerekir. Bunu bilmek önemlidir çünkü o zaman çocuğumuzun ani gelişen öfke patlamalarını,kararsızlıklarını,çelişkilerini,yoğun güvensizlik duygularını ya da aşırı güven duygularını,herkese ve her şeye karşı olan isyanını, kırılganlığını, ağlama nöbetlerini, sık sık değişen arkadaşlarını,bunalımlarını daha kolaylıkla anlamak mümkün olabilir.
Çocuğumuz gelişmektedir ve inanılmaz bir hızla hormon üretmektedir. Henüz düzene girmeyen bu üretim faaliyeti sırasında ise ani iniş çıkışlar olabilmektedir. Ergenlik tek kelimeyle aslında ‘Karmaşa’ demektir. Bu karmaşayla başa çıkmak için de biz yetişkinlerin doğru modeller olmamız ve son derece sakin, sabırlı davranmayı becerebilmemiz gerekir.

Ergenlik dönemi fiziksel özellikleri

Kızlarda;

Kız çocukları ve erkek çocuklarının anatomileri farklı olduğundan değişik belirtiler görülmektedir. Kız çocuklarında, ilk belirti olarak göğüslerinde büyüme görülmektedir. Bu büyüme sırasında göğüslerde kaşınma ve ya acı hissedilebilir. Koltuk altı ve kasıklarında koyu renkli kıllanma görülmektedir. Boyun uzamasıyla birlikte kalça kemiğinin de büyümesi sonucunda kadınsı bir görünüm alırlar. Beyaz bir renkte akıntı gelmeye başlar. Östrojen hormonu salgıladığından adet görmeye başlar.

Kızlar, çocukluktan ergenliğe geçerken genellikle 9 – 10 yaş civarında adet görmeye başlar. İlk adet görme yaşı bir kızdan diğerine değişir. 9 ile 16 arasında herhangi bir yaşta olabilir. Adet döngüsü, bir kanamanın başlamasından, diğer kanamanın başlangıcına kadar geçen süredir. Kişiye göre değişiklik gösterebilirse de iki adet dönemi arasındaki süre ortalama 28 gündür. 21 ile 35 gün arasındaki süreler normal kabul edilir. Bu döneme yeni giren genç kızlarda ilk 1 – 2 yılda adet düzensizlikleri olabilir. Kanama miktarı ve süresi de ( 3 – 7 gün ) kişiye göre değişir. Ortalama olarak 45 – 50 yaşları arasında adet görme sona erer ( Menapoz )

Adet (Regl) Döneminde Temizlik
Adet kanaması boyunca hazır pedlerin kullanılması yararlıdır. Hazır pedler kullanıldığında; kan iç çamaşırı ve giysileri kirletmez. Temizlik ve kuruluğu sağlar. Zararlı mikropların üremesini engeller. Kötü kokuların oluşmasını önler. Kirlenen hazır ped, naylon poşetlere konarak çöp kutularına atılır. Pedinizi ilk koyduğunuzda hissettiğiniz temizlik ve hafiflik duygusu eskimeye yüz tuttuğunda pedinizi değiştirin. Çünkü adet günlerinde temiz ve ferah hissetmeniz de kendinize duyduğunuz güven açısından çok önemlidir. Yanınızda yedek ped bulundurmanızda önemli bir nokta.

  • Vücut ağırlığı 6-18 kg artar. Boyları 10-20 cm uzar.
  • Göğüsler belirginleşir (telarj), adet kanaması başlar (menarj), cinsel (genital) bölgelerde ve koltuk altlarında kıllanma meydana gelir (pubarj).
  • Hormonal salgılar arttığı için deri yağlanır ve sivilcelenme olur.
  • Overler (yumurtalık), foliküllerde her ay bir ovumu (yumurta hücresi) geliştirir. Yumurta, Ovaryum folikülünden, fallop tüplerinden biri aracılığıyla uterus a(rahim)geçer. Eğer bu yumurta bir spermle döllenirse rahme implante olur ve orada bir fetüs, plasenta ve fötal(fetal) membranlar gelişir. Yumurta döllenmezse “adet kanaması” (menarj) yolu ile vücuttan atılır.

Erkeklerde;

Erkek çocuklarında ise, 10 yaşlarına geldiğinde testislerinde büyüme görülmektedir. Ardından ise, penis bölgesinde kıllanma ve büyüme görülür. İlk önce bıyıklarında ardından yüzünde ve en sonunda da bütün vücudunda kıllanma görülecektir. Boyunda 10-30 santim kadar bir uzama görülecektir. Ayaklarının da büyümesiyle birlikte kaslarında artış olacaktır. Yüzlerinde sivilce çıkacağından bunu çok büyük bir sorun olarak görüp, dış görünüşüne önem verdiklerinden utanma olacaktır. Penisleri olgunlaşacak ve sertleşme görülecektir. Testesteron hormonu salgılamasıyla birlikte sperm üretmeye başlayacaktır.

  • Vücut ağırlığı 7-20 kg artar. Boyları 10-30 cm uzar.
  • Ses çatallaşmaya başlayarak erkeğe has biçimde kalınlaşır.
  • Deri yağlanır ve sivilce çıkar.
  • Pubertal atılım adı verilen boyca uzama, hacimce irileşme başlar. Kas dokusu artarak vücuda iri erkeksi görünüm verir.
  • Yüz, kollar, corpus penis (penis cismi) hariç genital alan, göğüs ve bacaklar erkeğe has biçimde tüylenir.
  • Androjen (erkeklik hormonu) salgısının zirve yapması nedeniyle penis ve testisler olgunlaşmaya başlar. Bu da peniste erektilite (ereksiyon) ve uyarılabilme (excitability) kabiliyeti artar, testisler erkek gamet (üreme hücresi) olan spermleri üretmeye başlar.
  • Gece rüyalarında farklılıklar olur.

Ergenlik Döneminde Sosyal Gelişim ve Değişimler

Ergenlikte önemli bir diğer gelişim boyutu ise sosyal gelişmedir. Bilindiği gibi bireyin sosyalleşmesi ilk olarak ailede başlar. Bu bağlamda ergenin sosyalleşme süreci aslında çocukluk döneminde başlamış ve ergenlik döneminde ise bu
süreç ailesinin dışına taşarak okul çevresi ve dolayısıyla arkadaş grupları ekseninde hızla devam etmektedir. Bu sosyalleşme sürecinde ergen için önemli gördüğü konularda ailesi, halen bir başvuru kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu anlamda ergen, öncelik olarak okul, meslek seçimi ve geleceğiyle ilgili kararları vermeye başlar.

  • Erken ergenlik döneminde akran grupları oluşmaya başlar
  • İkili akran gruplar ya da ikiden fazla kişiden oluşan gruplar olur
  • Akran grupları ergenler için güvenli bir sığınak haline gelir.
  • Arkadaş grubuna dahil olma isteği ön plandadır.
  • Ergenlikte aile ikinci plandadır.
  • Akran grupları ile yeni deneyimler kazanma isteği oluşur.
  • Ergen bireyler arkadaşlıklarda birbirinin davranış ve alışkanlıklarından etkilenirler.
  • Ergenlikte aynı tarzda müzik dinlemek, giyinmek yaygındır.
  • 14-16 yaş dönemlerinde romantik ilişki yaşama isteği artar.
  • Cinsel istek ve hisler ortaya çıkar.) Kimlik Gelişimi
  • “Ben Kimim?” “Ne Olacağım” “Okul bitince Ne Yapacağım” gibi sorular
  • Kimlik Bunalımı” bu dönemde ortaya çıkar.
  • “Özentilik” içeren davranışlarda artış olur.
  •  Bu dönemde ilgi alanları ve istekler çok hızlı değişim gösterir.

Ergenlik Döneminde Beden Temizliği

Ergenlik dönemiyle beraber deride ter bezlerinde ve yağ bezlerinde salgılar artar. Bu bezlerin mikroplarla iltihaplanması sonucu deride sivilceler, kızartılar, kaşıntı, koku gibi değişiklikler olur. Saçlarda kepeklenme olabilir. Sivilce ve diğer şikayetlerle hemen hemen her genç karşılaşabilir. Genel beden temizliği kurallarına uymakla şikayetler azalır. Bedenimizi mümkünse her gün banyo yaparak temizlemeliyiz. Saçlar için saç tipine uygun bir şampuan kullanılabilir. Sivilceler için özel sabun ya da temizleyici kullanılmalıdır.

Ağız ve diş sağlığı için yemeklerden sonra 2 dakika kadar dişler macun ile fırçalanmalıdır. Tırnaklar haftada en az 1 kez kesilmeli ve sık sık fırça ile yıkanmalıdır. Ayak sağlığı da önemlidir. Bu dönem de ayağı sıkan ayakkabılar giyilmemeli, rahat ve hava alabilen ayakkabılar giyilmelidir. Topuklu ayakkabılar bedenin duruşu için zorluk çıkarabilir. Çoraplar yün ya da pamuk olmalıdır.

Ergenlik Dönemi Ruhsal Özellikleri

Çocuklukla erişkinlik arasında gençlik çağı vardır . UNESCO gençlik çağı olarak 12-24 yaş dilimlerini kabul etmiştir.
Kızlarda 10-12, erkeklerde 11-13 yas. dilimleri arasında yer alan önerinlik döneminde cinsel uyanışla birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir. İlk gençlik çağı oldukça fırtınalı bir dönemdir. Bu donemde genç kendi kendisiyle ve çevreyle sürekli bir savaş içinde görünür. Duygulan hızlı iniş ve çıkışlar gösterir. Çabuk sevinir, çabuk üzülür, çabuk sinirlenir, olur olmaz şeyi sorun yapar. Tepkileri önceden kestirilemez olur. Derslere ilgisi azalmış , çalışma düzeni bozulmuştur. İstekleri artmıştır, kendisine tanınan haklan yetersiz bulur. Evdeki kuralların çokluğundan ve sıkılığından yakınır. Ana babanın uyarılarına birden tepki gösterir, sert yanıtlar verir. ilgileri artmış gelgeç hevesleri çoğalmıştır. Süse ve giyime düşkünlük başlar. Genç kız ayna karşısında saatler geçirir, bir sivilceyle gün boyu uğraşır. Genç erkek boyasız ayakkabısına bakmaz ama saçını uzatır, günün modasına uygun kestirmekte direnir. Zayıflık, şişmanlık, uzun boy kısa boy yüz çizgilerinin düzgün olup olmayışı sorun olmaya başlar. Gizliliğe önem verir, odasına kapanır, kapısını kilitli tutmak ister.
Gençlik çağı, abartılmış, aşırı çabuk ve kolay değişen duygulanım ve coşkularla yaşanır. Genç kaygıdan mutluluğa, sevinçten sıkıntıya, kızgınlıktan taşkınlığa değişen çeşitli duygulanım ve coşku durumlarından kaynaklanan iletişimler kurar. Başkasının tatlı ve yumuşak bakışı, gülümseme, bir iki övgü sözcüğü onu mutlu eder. Aşık bir yüz, sert mimikler, kırıcı bir söz onu kızdırır. Sevdiği insanlara karşı bir süre sonra nefret duyar, öfkelendiği insanları yüceltir, korktuğu insana yanaşır.
Gencin içine düştüğü bu ruhsal çalkantının bir nedeni bir anlamı vardır. Hızlı bedensel gelişmeyle birlikte gelen cinsel uyanış., genci hazırlıksız yakalamakta ve bunaltmaktadır. Genç birden bastıran bunca değişikliğe kendini uyduracak gücü bulamamaktadır. Bedensel büyüme hızla gerçekleşirken ruhsal büyüme geri kalmaktadır. Dengesi bozulan genç bu yeni duruma alışmaya çabalamaktadır. Tepkilerindeki iniş çıkışlar, davranışlarındaki tutarsızlıklar, duygulardaki değişkenlik hep bu uyum çabasıyla açıklanabilir.
Genç bir yandan büyümek için sabırsızlanmakta, öte yandan çocuksu davranışlarından sıyrılamamaktadır.- Ergenlik belirtilerini yaşıtlarından çok önce gösteren gençlerde bu bocalama daha da belirgindir. Yetişkin boyutlarına ulaşmış bir gövdede çocuk kişiliği vardır.

Ergenlik döneminde bedensel değişimlerin yanında ruhsal değimler de yaşanır. Bu dönemde ergenin duyguları inişli çıkışlıdır. Bu duygularını değerlendirebilmesi için ergenin zamana ihtiyacı vardır. Ergen geçirdiği hızlı değişime ayak uydurmada güçlük çeker, bedenine yabancılaşır. Davranışlarında sakarlıklar, beceriksizlikler ortaya çıkar.

Bu dönemde ergenler;
• Dış görünüşlerine önem verir (Giyimine saçına özen gösterir.),
• Nasıl biri olduğunu / olacağını düşünmeye başlar,
• Olgunlaştığını hisseder,
• Daha fazla sorumluluk almak ister,
• Bilinçlenir,
• Daha çok hayal kurmaya başlar,
• Sırları olmaya başlar,
• Arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmeye başlar,
• Hırçın ve sinirli olabilir.

Ergenlik döneminin sağlıklı geçirilebilmesi hayatın sonraki dönemleri için önemlidir. Ergenliğin yaşandığı yıllarda bedensel ve ruhsal değişimin sağlıklı olması yetişkinlik ve yaşlılık dönemi için önemlidir. Ergenin beslenmesine özen göstermesi, spor, müzik, el sanatları vb. uğraşılar edinmesi olumlu yönde gelişim sağlar. Bu dönemde aileler ve eğitimciler gençleri anlamalı, sorunlarının çözümünde yardımcı olmalıdır.

Bu dönemde ergen giyimi, saçı, konuşma biçimi ve davranışları ile kendi bağımsızlığını kabul ettirmek ister. Aileler bu gibi durumlarda katı tutumlar takınmamalı, parasal olanaklar ve okul kuralları ölçüsünde gençlere anlayış göstermelidir.Sivilceler, aşırı kilo artışı vb. durumlar bu dönemde ergenler için önemli bir kaygı
kaynağıdır. Ergen, sağlığı ile ilgili konularda bilgilendirilmeli ve çözüm için hekimlerden ya da ilgili uzmanlardan yardım alınmalıdır.

Ergenlik Döneminde Karşılaşılan Sorunlar

Ergenlerin en hassas olduğu nokta güç kullanarak hükmedilmeye çalışılmasıdır. Ergen anne ve babalarından büyüdüğünü kabul etmelerini ne bu konuda tutarlı davranmalarını bekler. Böyle durumlarda ergen kendini anlaşılmamış ve engellenmiş hisseder. Bu dönem yoğun bir eleştirme, inceleme, karşılaştırma dönemidir. Kardeşler arası çatışma yaşar. Kardeşlerinden kendilerini anlamalarını büyüdüklerini fark ederek saygı göstermelerini beklerler. Anne babalar ergenlik döneminde çocuklarının kendilerinden uzaklaştıklarını hissederler ve üzülürler. Aslında ebeveynlerine her zamankinden daha fazla bağlıdır.

Başarı ergenlik döneminde düşebilir. Nedeni dağılan bilgiyi toparlayamamak , ders çalışmak için gerekli motivasyonu sağlayamamaktır. Sürekli hayal kurmaktan, kendilerini verememekten şikayet ederler. Ancak nedenini anlayamazlar. Ergenler ilgi odağı olmaktan hoşlanırlar. Ergenler heyecanlı ve acelecidirler. Öğretmenlerde kişilik ve bilgi birikimine dikkat ederler.

Ergenlikte Aile İçi İlişkilerde Sorunlar

Ergenin davranışlarına rehberlik edecek değerleri kazanması ve sosyal yönden sorumluluklarını öğrenmesi konusunda yardıma gereksinimi vardır. Bu gereksinimi karşılayan ve ergenin yaşamında etkili olan toplumsal kurum, ailedir.

Ergen yaşadığı toplumda, kendi görev ve statüsü hakkında açık seçik bir fikre sahip değildir. Kendisine yetişkin görev ve sorumlulukların verilmemesi ergeni mutsuz kılar.
Aile yuvasında gördüklerinin olgunlaşmakta olan ergenin kişilik yapısında biçimlendirmede çok büyük, çok derin etkisi vardır. Aile yuvasının havası ve ortamı, aile bireyleri arasındaki ilişkiden doğar. Ama baba ile çocuk arasındaki belli başlı ilişkiler, güçlünün tutumuyla gücün yani otoritelerin türünü ve bunların ergen üzerindeki etkisi ile gencin bunu algılayışını belirler.
Ergenlik döneminde anne baba kontrolüne karşı gelişe tepkiye koşut olarak otorite desteğine olan gereksinim, duygusal gerginliğe neden olur .
Ergene karşı yetişkinin baskı ve yasaklara dayanan disiplin anlayışı,olumlu ve yapıcı olması gereken bu evreyi çatışmalarla dolu olumsuz bir döneme dönüştürebilir.
İkna ederek denetlemeyi seçen ana -babanın çocuğu, onların duygu, düşünce, değer ve beklentileri hakkında sebepleri ve sonuçları ile birlikte bilgi sahibidir. Anlaşılır ve tutarlı tepkilerin birikimi, hangi davranışın sonuçlarının ne olacağını belirlemiştir.

Dolayısıyla genç, hem davranış seçimlerinde kendini özgün görebilir, hem de seçimleri hakkında kısıtlanacağından çekinmeden ana-babasına danışabilecek bir durumdadır.
Zor yoluyla veya sevgi esirgeyerek denetlemek, gençleri ana-babaların isteklerine uygun davranışlara yöneltmek için kısa vadede geçerli gibi görünebilir. Anne ve babanın ergene güven vermesi ve aralarındaki diyalogu en iyi biçimde sürdürmesi gerekir.

Ergenlerin bu dönemde ailelerine olan bağımlılıkları azalır. Hiçbir şey beğenmez, sürekli şikayet edecek bir şeyler bulurlar. Eve istediği zaman girip çıkmak ister. Ailesinin en ufak bir eleştirisine büyük tepkiler verir. Kendine yöneltilen eleştirileri kabul etmez, sürekli eleştirmeyi sever. Boş vermişlik içindedir. Anne babasının beğenileriyle alay eder. Anne babasının düşüncelerini eskimiş bulur. Onlardan öğrenecek hiçbir şeyi kalmamış sanır. Bu dönemde aileye büyük bir görev düşer. Aile bu davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli ve sabırlı davranmalıdır. Aileyle fikir bazında çatışma , isyankar tutum bu dönemde artar.

Ergenlik Döneminde Ailelerin Şikayetleri

¬ Hırçınlaştı. Ders çalışmıyor. Sorumluluk duygusu yok. Canım sıkılıyor diyor. En küçük isteklerini sert bir dille bildiriyor. Kardeşlerini kızdırmaktan zevk alıyor.

¬ Okuduğunu anlamıyor gibi. Durgunlaştı,dalgınlaştı. Çabuk karamsarlığa düşüyor. Ara sıra hiç yoktan huysuzlaşıyor. Sert karşılıklar veriyor.

¬ İleri derecede alıngan. Derslerinde gene başarılı ama oyuna,eğlenceye çok düştü. Olur olmaz her şeye ağlıyor. Evde huzursuz dışarıda sıkılgan.

¬ Her istediğini yaptırmak istiyor. Aşırı süsleniyor. Siz bana karışmazsınız diyor. Babasından çekindiği için dolambaçlı yollara sapıyor.

¬ Derslerinde başarılı. Hiç sorun çıkartmayan bir çocuk. İki kez okula gitmemiş. Arkadaşlarıyla gezmiş. Sorunca yalan söyledi. Bu davranışı bizi çok şaşırttı.

¬ Çok harçlık istiyor. Çok geziyor,eve girmek istemiyor. Spora çok düştü. Derslerine boş veriyor. Banyoya sokamıyoruz. Ellerini bile yıkatamıyoruz. Saçını kestiremiyoruz

¬ Son derece asi ve hırçın olmaya başladı. Başına buyruk olmak istiyor. Dayak,kötü söz,tatlı söz hiçbiri sonuç vermiyor. Bir psikologla mı görüşmeliyim?

Gelen aramalar:

  • 2018 erkeklerde ergenlik dönemi
  • kizlarda ergenlik 2018

Bunu okudunuz mu?

Ergenliğe girme nedir?

Ergenlik çocukların büyüdüğünün göstergesidir. Ergenlik (puberte), insanlarda meydana gelen “yetişkinliğe ilk adım” evresidir. Ergenlik, çocukluk …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

düşük hapı